MTA’dan Bir İlk!

Son yıllarda özellikle ABD ve Çin arasında ateşlenen ticari gerilimde sıkça gündeme gelen “nadir toprak elementleri”; akıllı telefondan, savaş uçaklarına kadar birçok teknolojik ürünün yapımı ve geliştirilmesinde temel rol oynadığından, dünya kamuoyunda önemli bir yer tutmaktadır.

Türkiye’de en az 4.000.000 ton NTE rezervi olduğu bilinmektedir ancak söz konusu rezervin ayrıştırılamaması, NTE işlenebilmesinde büyük bir engel teşkil etmekteydi. Yıllardır, bu toprakların işlenebilmesine yönelik çeşitli çalışmalar sürdürülmekteydi ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, yakın bir zamanda katıldığı TV programında konu ile ilgili önemli açıklamalarda bulundu.

Yapılan açıklamada, cevher zenginleştirme, metalurji, kimya ve analiz alanlarında uzman bir ekibin 2 yıl süren çalışması sonucunda ağır nadir toprak oksitleri olan; seryum, lantanyum, neodimyum / paraseodmiyum, uranyum, toryum türlerinin kazandırıldığını ifade etti. Bu ifadede yer alana bir diğer önemli ayrıntı ise elde edilen bu türlerin, laboratuvar ölçekte en az %99 oranında saf olmasıdır.

Bu gelişmeler pek çok açıdan önem teşkil ediyor. En başında ise MTA’nın da yapmış olduğu bilgilendirmede değindiği önemli bir nokta, bu rezerv noktalarından elde edilen türlerin, şu an dünyada son derece hızla tüketilen teknolojik ihtiyaçlar için önemli bir temel madde konumunda yer almasıdır.

Uzun vadede değeri daha da artacak olan bu NTE’lerin işlenmesi ve/veya ticari amaçlı kullanımı ülke ekonomisi açısından önemli bir role sahip. Artan ihtiyaç ve talep doğrultusunda değeri daha da artmaktadır.

Ülkemizde özellikle Eskişehir Sivrihisar-Beylikova yöresindeki rezerv gündeme gelmektedir. Bu yatak “kompleks” olarak tanımlanmaktadır. Nitekim temel malzeme içeriğinde florit, barit ile birlikte nadir toprak elementlerinden olan; seryum, lanatyum, neodimyum ve toryum da bulunmaktadır. Temel olarak bu yatağın sağlamış olduğu bu özellik, buranın hem kompleks cehver yatağı hem de Türkiye’nin en önemli nadir toprak rezervi olarak tanımlanmasını sağlamaktadır.

Kompleks ve değerli bir rezerv dahilindeki elementlerin ayrı ayrı değerlendirilememesi durumundan dolayı NTE işletilememesi durumu söz konusuydu. Ülkemizde yıllardır konu ile ilgili çalışmalar yürütülse de, özellikle de son 2 yılda sürdürülen çalışmalarda konu ile ilgili önemli gelişmeler sağlandığı, yapılan röportaj sonucunda duyurulmuş oldu.

Şimdiye kadar bu önemli bölgede gerçekleştirilen çalışmalar hem yerli hem de yabancı birçok farklı uzman araştırmacı grubu tarafından gerçekleştirilmişti. Bu araştırmalardan elle tutulur bir bilginin elde edilememesine karşın; MTA Genel Müdürlüğü bünyesinde oluşturulan ve tek görevi NTE kazanımının sağlanması olan bir uzman ekip, yaptığı başarılı çalışmalarda önemli bir adım atmayı başarmış ve Türkiye’de bu alanda bir ilki başarmıştır.

Bakanlığın takdir ile karşıladığı bu gelişmenin, MTA tarafından yapılan açıklamadan da anlaşıldığı üzere oldukça ileri seviye teknolojinin kullanımı ile gerçekleştirildiği anlaşılmaktadır. Bu başarı genel olarak Türkiyedeki maden rezerv çalışmalarını daha değerli kılmış ayrıca bu rezervlerde yürütülen çalışmalar için de teknolojik standartların yükseltilmesinin gerekliliği yönünde bir tecrübe sunmuştur.

Nitekim çalışmalar sonucunda elde edilen malzemeler sadece teknolojik gelişmeler için temel oluşturmakla kalmıyor aynı zamanda ülke ekonomisine ciddi oranda katkı sağlayabilecek bir değer olarak kabul edilmektedir.

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir